Lokal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lokal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2009 Pazartesi

Karadenizli Papağan


Karadenizli Papağan

Temel omzuna papağanını almış eczaneden aspirin almaya gitmiş. Eczanenin kapısından girip tam aspirin isteyecekken papağanı Temel'den önce davranıp:
- "Bir kutu aspirin, bir kutu aspirin" demiş.
Eczacı şaşkınlık içinde aspirini Temel'e uzatmış. Temel tam fıyatını soracakken papağan yine erken davranmış;
- "Kaç para, kaç para?" diye sormuş.
Şaşkınlığı iyice artan eczacı aspirinin fiyatını söylemiş. Temel ödemeyi yapmış, eczaneden çıkmak üzere arkasını dönmüş ve kapıya yönelmiş.
Eczacı dayanamaz Temel'e seslenmiş:
- "Bir dakika bakar mısın?"
Temel omzundaki papağanla eczacıya dönmüş ve eczacı sormuş:
- "Nereden buldun bu zeki şeyi?"
Papağan yine önce davranıp;
- "Karadenizin doğusundan, doğu karadenizden!"

25 Ocak 2009 Pazar

Hasta Kayserili, Doktorda...



Hasta Kayserili, Doktorda...



Doktor, muayenehanesine şöyle bir fiyat tarifesi asmıştı;



-ilk kez gelen hastanın muhayene ücreti 50 bin,
-Sonraki muayenelerde ve ikinci gelişlerde 30 bin lira alınır.



Bunu öğrenen uyanık Kayserili, muayeneye ilk gidişinde:
- "İşte yine geldim doktor bey!" dedi.
Doktor soyunmasını söyledi. Muayene etti, ücretini aldı ve şöyle dedi:
- "Sağlığınız düzeliyor. Aynı ilaçları kullanmaya devam edin!"



22 Ocak 2009 Perşembe

Kayserili Takside


Kayserili Takside

Kayserili'nin bindiği taksinin yokuşta frenleri patlamış, araba müthiş bir hızla aşağıya doğru iniyor. Kayserili müşteri bağırıyor:
-"Durdursana kardeşim şu arabayı!"
Şoför panik içinde:
-"Durduramıyorum! Frenler patladı!"

Kayserili:
-"Bari taksimetreyi kapat!"

21 Ocak 2009 Çarşamba

Mabushane


Mabushane


Erzurumlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadaşı buna teslim olmadan önce öğüt vermiş;
-"Maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var. diye bağır"

-"Niyeku oğlim?"
-"Senden korksunlar..!" demiş bununda aklına yatmış tabi bizimki Sivas Cezaevine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle,
-"Ulennnn yedi leşim var! Gan gokiremmm gan."diye bağırmış koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş,
-"Ne gokiysen ne gokiysen?"
Erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmış;
-"Heç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem!"

20 Ocak 2009 Salı

Hasta Temel


Hasta Temel

Temel bir gün her yerindeki ağrılardan şikayetle hastaneye doktora gitmiş, demiş ki:
-"Doktor bey parmağımı karnıma bastırıyorum acıyor, omzuma bastırıyorum acıyor, kalbime bastırıyorum acıyor, kafama bastırıyorum acıyor, gözüme bastırıyorum gözüm acıyor..."
Doktor çok şaşırmış. Temel'e yapılabilecek bütün tahliller yapılmış ama bir şey çıkmamış. En sonunda anlaşılmış ve teşhis konulmuş;

"Temel'in parmağı kırık..."

19 Ocak 2009 Pazartesi

Yüzme Bilgisi


Yüzme Bilgisi
Diyarbakırlı Şehmuz ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Şehmus'a:
-"Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?"
Şehmus biraz düşündükten sonra:
-"Yunus balığı olayım. Zira Diyarbakır antik surlarını ilk Yunus Peygamber yapmış. O yüzden Yunus Balığı şeklindedir. Hemde benim en sevdiğim balıktır", demiş.
Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Şehmus tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş:
-"Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?"
Şehmus masum bir şekilde cevaplamış:
-"Yüzme bilmiyordum, boğuldum!"

13 Ocak 2009 Salı

Zilli


Sen Ne Malsın Zilli


Bir gün Adana`lı, Çukurovanın zengin pamuk tüccarlarından biri İstanbul`a mal almaya gider. Adam işlerini halleder,dolaysıyla yorulduğu için acıkmıştır lokantaya gider. Lokantaya girişte sağ tarafta papağan bu adama seslenır ,
-"Vayy civanım Adana`lım hoşgeldin" der.
Adam şaşırır tabi bu benim Adana`lı olduğumu nerden bilir diye neyse adam siparişini söyler ama aklı hep papağanda kalır. Adam kendi kendine ben ne yapıp eder bu papağanı alırım der ve sahibini çağırır adama başlar yalvarmaya ısrar etmeye sahibide yok der olmaz der ama tüccar ha bire ısrar eder adam dayanamayıp yalan söyler derki,
-"Ben sana papağanın yumurtasını vereyim!" der.
Adanalı da sevinçli bir şekilde kabul eder ama yumurtalar papağanın değildir adam alır Adana`ya gider. Eşini akrabasını..vs çağırır anlatır herşeyi derki;
-"Bende 1 papağan yumartası var çıkınca göreceksiniz insanların nereli olduğunu bir bakışta anlıyor!"
Aradan zaman geçer yumurtanın içinden baska kuş türü çıkar adam sinirlenir hemen İstanbul`a gider lokantaya girer papağan sağ taraftan seslenir,
-"Vayy bizim salak Adana`lı hoşgeldin!" der.
Adanalı,
-"Benim salak olduğumu bir tek sen biliyorsun ama senin ne zilli olduğunu tüm Adana öğrendi, naber?"

12 Ocak 2009 Pazartesi

Aldatmaca


Aldatmaca

İlyas ile Temel karşılıklı oturmuşlar sohbet ediyorlarmış. Konuşma sırasında iş kimin daha zeki olduğuna gelip dayanmış ve iki uşak birbirine bilmece sormaya karar vermiş. İlk bilmeceyi Temel sormuş:
- "Dal üstünde sarı uşak. Sarıdır sarkar, düşerim diye korkar!" İlyas aklına sarı ne geldiyse söylemiş. Sonunda pes edince cevabı Temel'den istemiş;

-"Ayva" İlyas saf saf sorar,

- "Temel bilmecende 'dal' var tamam, 'sarı' var oda ayvaya uyar, düşerse ezilir oda tamam diyemin. Haçen bu 'uşak' ne oliy?"

- "O da bilmecenin aldatmacasıdır da!" Bilmece sorma sırası İlyas'a gelmiş;
- "Saridur, kafestedur, öter... Pu nedur, pill bakayrum..."

Temel hemen,
- "Kanaryadur" cevabını yapıştırmış.
Fakat İlyas hayır anlamında kafasını kaldırır. Temel, birbiri ardına bütün kuşların adını sayıp döker. Fakat her seferinde İlyas hayır deyince pes etmek zorunda kalır. İlyas büyük bir sevinç içinde,
- "Haçan insan hamsiyu pilmez mu?" deyince,

Temel hemen atılır;
- "Hamsi saru değuldur ki?"
- "Boyamuşumdur.."
- "Kafeste midur?"
- "Koymişumdur.."

Temel şaşırır:
- "Peku öter mu hamsi?"
- "O da aldatmacasıdur işin daa..."

31 Aralık 2008 Çarşamba

Avcı Temel



Avcı Temel

Temel ava çıkmış. 3-5 saat gezinmiş av bulamamış. Dönmeye karar vermiş.
Dönerken Yol üzerinde ufak bir delik görmüş deliğe tüfeği sokmuş ateş edip elini deliğe atmış. içinden çıkan fareyi çuvala atmış.
Yola devam ederken daha büyük bir delik tüfeğin namlusunu içeri sokmuş : Baam elini deliğe atmış içinden çıkan tavşanı çuvala atmış.
Yola devam daha büyük bir delik. Tüfeği dayamış baam... Bir tilki hemen çuvala...

Ertesi gün Trabzon gazetelerinde bir haber;
"Dün feci bir tren kazası sonucu bir vatandaşımız trenin altında parçalanarak feci şekilde can vermiştir. Kazazedenin trenin altında kalmadan trene bir el ateş ettiği sanılıyor..."

29 Aralık 2008 Pazartesi

Karadenizli Yılan


Karadenizli Yılan


İki Karadenizli Laz yılan, Karadenizin sık Ormanlarında sürünüyorlarmış. Biri diğerine sormuş :

- "Ula piz zehirlu yılanmiyuzdur da?" Diğeri şaşkın sormuş,

-"Haçan nerden çiktü pu şimdu?"

- "Az önce dilimu isirdumda..!"

28 Aralık 2008 Pazar

Beydağı Tepesi


Beydağı

Tepesi


İki Baskilli Malatyalı olmak ister. Akıllı biri bunlara:

-“Şu Beydağ’ına çıkın. Yüksek bir kaya üzerinde 3 kere zıplayarak ve her zıplayışta yüksek bir sesle 'Ben artık Malatyalıyım' diye bağırın” diye yol gösterir.
İki Baskilli Beydağ’ına doğru yola çıkarlar. Bir süre sonra dik bir kayayla karşılaşırlar. Üzerine çıkıp zıplamak ve bağırmak isterler ama çıkamazlar. Biri,
-“Omzuna çıkayım ve ben kayaya çıktıktan sonra seni çekerim.” der. Diğeri kabul eder ve birinci Baskilli kayaya çıkar çıkmaz 3 kez zıplar ve her seferinde "Ben Malatyalı oldum" diye bağırır.
İkinci Baskilli,
-“Hadi beni çek ki bende geleyim” dese de artık kaya üzerindeki Baskilli değil Malayalı olduğu için duymazlıktan gelir. İkinci Baskilli kendi çabaları ile tam çıkma üzere iken Çakma Malatyalının kıskançlığı kabarırı ve çıkmaya çalışan Baskillinin ellerine ayağıyla vurarak,
- “Haydi oradan pis Baskilli..!” der ve kayaya çıkartmaz.


Not: Bir rivayete göre ikinci Baskilli de kayaya çıkabilseydi Malatya’nın nüfusu şimdi iki katına çıkmış olacaktı.

25 Aralık 2008 Perşembe

Yabancı Dil


Yabancı

Dil

Öğrenmek


Temel ile Dursun Sümene Manastırını gezmeye gelmiş ve şehir turu atan turist kafilesinden birkaç kişiyle Trabzon sahil boyunda gezinirken karşılaşmışlar,
Bir turist gelip kendilerine bir adres sorar;

-"Where is city central park? (Şehir Merkez park/meydanı nerde?)"
Temel ile Dursun hiçbirşey anlamaz. Turist bu sefer İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca bilip bilmediklerini ellerindeki her dilden broşurleri göztererek, sorar fakat bizimkiler anlamaz...

Temel bu duruma üzülüp, hayıflanarak,

-"Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti!!!", der.

Bunun üzerine Dursun:

-"Ula neye yarayacakki bak adam bisürü dil biliyor yine derdini anlatamiyo!!!"


24 Aralık 2008 Çarşamba

Akçadağlı Görürsen


Akçadağlı Görürsen

Malatya Sokaklarında dolaşan, çöğlükte yaşayan sahipsiz dişi köpek yeni palazlanmaya başlayan yavrularını etrafına toplamış. Onlara hayatta kalmaları, yaşamaları için gerekli kuralları öğretmenin zamanının geldiğinidüşünmüş. Etrafına topladığı eniklerine ilk dersini vermiş,

-"Bakın insanlar sizi gönce eğer yere eğilirse hemen kaçın ya da pusun! Akçadağlıysa başka!!!" Eniklerden biri sormuş,

-"Neden peki?"

-"Çünkü insanlar yere eğilince taş alıp, size atacak demektir. bu taş sizin canınızı yakar, sakat bırakabilir" bir diğer yavru,

-"Neden 'Akçadağlıysa başka' onları nasıl bilecez? ne apacaz?"

-"Yavrum insanlar eğilince yerden taş alacaktır. Kaçın yada pusun ama Akçadağlılar başka! Onlar taşı cebinde taşır. O yüzden sizi görünce elini cebine atanlar bilin ki Akçadağlıdır. ve sakın pusmayın hemen kaçın!"



23 Aralık 2008 Salı

Kayserili Tebayamız


Kayserili

Tebayamız


Padişahlık Döneminde döneminde Erzurum korkunç bir sel felaketine ugrar. Sadrazam padişahın huzuruna çıkar ve olayı haber verir.

-"Allah sizi korusun hünkarim bir aci haber verecegim. Erzurum siddetli bir sel felaketine ugradı, Çok zarar gördü, çok tebanız ve hayvan telef."

Padişah söyle konusur:

-"Cenab-i Hak Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Aradan bir süre geçtikten sonra acı bir haberi daha padisaha verirler:

-"Devletlüm bugün Basra Şehri yangınla cenk verdi. Yarısı yandı, zarar çok fazla."

Padişah yine üzgün bir tavırla;

-"Basralı kullarımın kederi canı gönülden hissiyatımda yer etmiştir. Allah Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Her felaket haberinden sonra padişahın Kayserili kullarını koruması veziri-azami hayrete düsürür, sonunda dayanamaz ve sorar. Hünkar, vezirine su açıklamayı yapar:

-"Erzurum sel felaketine uğrayabilir ama bunun etkisi geçince halk yerli yerine döner, eski hayatını yasamaya başlar. Her vilayet için aynı şeyi düşünebiliriz ama Allah göstermesin Kayseri’de bir felaket ortaya çıkarsa Kayserililer yurda dağılır ve tüm halkın işlerini ellerinden alırlar. İşte asıl felaket o zaman olur," der.


22 Aralık 2008 Pazartesi

Urfalının Duası


U
r
f
a
l
ı
n
ı
n

Duası


Urfalı Hüso fakirlikten ve garibanlıktan bezmiş. Yüksek bir tepeye çıkmış. Ellerini açıp, Rabbine dua etmeye başlamış,

-"Allah'ım biye para ver. Ev alam, tomofil alam, veletlere, kariya gözel fistan alam."

Tam o anda yer sallanmaya başlamış. Urfalı paldır küldür yere kapaklanmış. Ayağa kalkıncada ellerini çaresiz göğe kaldırıp,

-"Ey Allah'ım vermiysen vermiysen de niye kizisen. Hele kizisen kizisende niye bene itiysen..."

21 Aralık 2008 Pazar

Boksör Temel


Boksör Temel


Boksör Temel iri yapılı, kaslı, atletik rakibi ile maç yapar.

1.raunt;
Rakibi Temeli epey bi haşlar. 1. raunt sonunda Temel köşesine gider. Antrönörü Dursun moral vermek için Temel'e,

-"Sen adamı hem yoruyor hem dövüyorsun böyle devam et" der.

2.ve3. raunt;
Aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider. Dursun yine,
-"Aslanım Temel adamı parçaladın!" der. Temel güç bir şekilde Dursuna bakarak,
-"Ben mi dövüyorum?" diye sorar. Dursun,
-"Evet sen dövüyorsun!" deyince. Gözleri yediğiyumruklardan kapanmış olan Temel,
-"Öyle ise etrafa iyi bak! Başka birisi beni fena halde dövüyor!"


20 Aralık 2008 Cumartesi

Kütahyalının Konyalıdan Anladığı


Kütahyalı 'nın Konyalı 'dan Anladığı

Kütahyalı bir vatandaşımız Konya'ya gelmiş, lokantada yemek yiyor. Bakmış yanıbaşındaki masada oturan ve şivesinden Konyalı olduğu anlaşılan kişi garsona;

Garam, bana bi tirit verde yiyem» demiş.

Tirit gelmiş, bol bol ekmekli, bol soğanlı, bol sulu, nefis, mis gibi kokuyor ama az etli. Kütahyalı yan gözle bizim Konyalı'yı süzerken, Gonya'lı hemşehrimiz garsonu tekrar çağırmış;

Garam accık da yaguna ekmek veri ver» demiş.

Garson ekmeği getirmiş, Bizim Gonyalı garsonun getirdiği ekmekle, tiridin içindeki ekmek parçalarını tabaktan alıp alıp afiyetle yemiş. Kütahyalı hayran hayran seyretmiş. Gel zaman, git zaman yine O Kütahyalı vatandaş bir gün trende giderken kompartmanında tanışma faslı esnasında bir Konyalı'ya rastlamış ve arkadaşının Konyalı olduğunu da öğrenince yıllar sonra meşhur Konya seyahati aklına gelmiş ve hemen hayranlığını anlatmış. Konyalı bunun üzerine sormuş;

-"Hele neyne hayran olduydun?" Kütahyalı neye haytan olduğunu şu cümlelerle ifade etmiş;

- "Ekmeği ekmeğinen yirsiniz, adına da tirit dirsiniz!"


19 Aralık 2008 Cuma

Kayserili ve Oğlu


Kayserili

ve

Oğlu


Kayserili baba ile oğul evin bahçesinde otururken çocuk birden babasına döner ve,

-"Baba bana 5 ytl. verirmisin? Resim Öğretmeni ödev verdi. Ödev için acil malzeme almam lazım!" demiş.

Kayserili baba:
-"Neee 4 gayme mi? Napcan 3 gaymeyi oğlum? 2 gayıt neyine yetmiyo? Al şu 1 gaymeyi yarısınıda geri getir..!"

Çocuk babasına dönerek,
-"Eehehehe nasıl kandırdım ama seni..? Bana zaten 500 bin lazımdı! O kadar para vermiyeceğini biliyodum. O yüzden yüksek söyledim!"

Babası gözleri gururla parlayarak,
-"Vay bubamın torunu! Demek sahte para virmesem, bubanıda tokatlıyan hemi?"



Cenk SARIGÖL

18 Aralık 2008 Perşembe

Laz Kahvaltısı


Laz Kahvaltısı


Okula gitmek için kahvaltı masasına oturan küçük Temel annesine sorar;

-"Ana biz hepimuz 'LAZ' miyuz?" Annesi şaşırsada Temek'in sorusunu cevaplar;

-"Öyle Hepimuz LAZİZ! Bende, bubanda, emicelerinde, sende..."

-"Dedem de Laz miydu?"

-"Lazidi!"

-"Onin Bubasi?"

-"O da Lazidii Onin bubasida Lazidi! Uşağum haçen niçun sorayisin bunlari?" Yüzünü buruşturan Küçük Temel;

-"Uylede olsa, ben artık sabah kahvaltusunda 'HAMSİ" yemek istemeyrum!!!"



Cenk SARIGÖL

17 Aralık 2008 Çarşamba

Kayserili Yüzü


Kayserili Yüzü


Kayserili sabahın erken vakti traş olamak için Berbere gider. Berber,

- "Buyurun, şöyle oturun..." deyip döner koltuğa oturan Kayserili bir hareketle koltugu cevirdi, sırtı aynaya gelecek şekilde oturur. Berber şaşırır ve sorar:

- "Beyefendi, neden ters oturdunuz?" Kayserili, umarsızca yüzünü buruşturur ve şöyle der;

- "Sabah sabah Gayserili yüzü görmek istemedim!"