Karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2009 Çarşamba

Temel'in Dileği

Temel'in Dileği
Temel, çölün ortasında susuz kalır.
Susuzluk ve aşırı sıcaktan bayılmak üzereyken...
birden yarısı kuma gömülü bir lamba bulur.
— "Serap mı görüyorum? Yoksa filmlerden gördüğüm o meşhur lamba mı bu?"
derken, lambayı ovalamaya başlar. O da ne?
Birden lambadan cin çıkar:
— "Dile benden ne dilersen! Şaşırmış ve kurumuş ağzıyla yutkunur"
— "Pana su pul! Evet.. Evet .. Su pul pana! Çok su pul"
Cin el hareketiyle cam sürahi içinde, tertemiz ve buz gibi suyu sunar.
Temel sürahiyi kafasına diker, içmeye başlar.
Ama o ne içiş.. İçer, içer, içer...
İçtikçe de sürahinin kendiliğinden dolduğunu hisseder...

Çünki su hiç bitmez.
Yaklaşık 10 dakika su içtikten sonra cin artık sıkılmaya başlar:
— "Haydi kardeşim! Bizimde işimiz gücümüz var ama!
Diğer iki dileğini de söyle de gideyim...
"
Temel biraz düşünür, sonra sürahiye bakarak:
— "Evet! evet!Sen pana pundan 2 tane deha cetur da!"



24 Şubat 2009 Salı

Kutsal Su

Kutsal Su
Temel çalışmak için gittiği İtalyada koyu Katolik bir mahalleye taşınır.
Çok geçmez mahalledekiherkes ona gıcık olmaya başlar.
Katolik mezhebinde cuma günü et yenilmez, yerine balık yenir.
Lakin Temel, her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü/mangal yapmaktadır.
Önce uyarırlar ama nafile, bir işe yaramaz. Sonra tehdit ederler.
Temel bakar ki papuç pahalıya mal olacak,
"Nasılsa kalbimi değiştiremezler"
düşüncesiyle, formaliteden Katolik olmaya karar verir.
Hemen Temel'i bir papaza götürürler.
Papaz Temel’in üzerine kutsal su serperek:
- "Müsüleman olarak doğdun, ismal üzre büyüdün, şimdi Katoliksin!"
Tören biter. Herkes rahatlar.
Katolik mahalleli görevini yapmış olmanın mutluluğuyla evlerine dönerler.
Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine kebap kokusu sarar.
Mahalleli hışımla Temel’in evine koşar ve şu manzarayla karşılaşır.
Temel, mangaldaki etlerin üzerine su serperken, nakarat aynıdır;
- "İnek olarak dogdin, inek olarak büyüdin, şimdi baliksin da!"

23 Şubat 2009 Pazartesi

Temel Taksimde

Temel Taksimde
Temel tatile çıkmaya karar vermiş ve sonunda İstanbul'da hem tatil hemde akrabalarını görmek için kendi arabasıyla yola çıkmış. şehri turlamak isteyen Temel, arabası ile İstanbul - Taksim Meydanı Anıtın etrafında dönüp duruyordu. Aynı trafik polisinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti.
Temel'i durdurup sordu:
- "Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?"
Temel:
- "Sol sinyal takıldı da..."

21 Şubat 2009 Cumartesi

Doktor Temel Muayehanesi

Doktor Temel Muayehanesi
Cimriliği ile tanınan İdris,uykusuzluktan dertlidir.
Doktor olan arkadaşı Temelin Muayenehanesine gider.
Başlar uykusuzluğundan dert yanmaya:
— "Temel gecelerü nereye yatırsam uyuyameyrum da!
Başim ağriyor. Pen hançi terafa yatsam aceba da!?
"
Doktor Temel kurnazca güldüten sonra:
— "Penum vizutemun üstüne yatma da,
haçan ne terafa yatarisan yat daaa!
"



19 Şubat 2009 Perşembe

İpotlu Temel

İpotlu Temel
Temel, kulağında walkman berbere girer.
Koltuğuna oturmasına yardımcı olan berber:
— "Kulaklığınızı çıkartırsanız daha rahat traş olursunuz Temel emice"
Temel:
— "Olmazzz. Sakın ha uşağum! Bu ölüm kalım meselesidur da!! Çikaramam!"
Berber Şaşırır ama,
— "Ne yapalım! Velinimetimsin, haklısın" diyerek traşa başlar.
Berber bir ara bakar Temel uyuyor.
Nasıl olsa uyuyor daha rahat traş ederim deyip kulaklığı çıkarır.
Traş biter ama Temelden hiç ses seda yok.
Uyandırmaya çalışır, tık yok..
Temel, traş sırasında rahmetli olmuştur.
Berber :
— "Tüh! Olan oldu! Adam öldü.
Acaba kulaklıkta ne çalıyordu? Ölüm kalım meselesi ne?!
"
diyerek merakını yenemez, kulaklığı takar kulağına..
Kulaklıkta kaydedilmiş bir insan sesi:
— "Nefes al. Nefes ver. Nefes al. Nefes ver. Nefes al…"

15 Şubat 2009 Pazar

Avukat Temel

MÜEBBET
Zamanın en büyük Mayfa Babası çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idami istenmektedir. Avukatlarının içinde en yetkili olarak Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temel'i bir kenara çekerler ve şöyle derler:
- "Temel ne yap et, Babanın idam kararını müebbete çevir; yoksa bu senin ve ailenin sonun olur!" derler.
Temel'in içine korku düşmüştür:
- "Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam?" diye düşünür. Dava başlar günlerce devam eder ve nihayet Yargı üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Mahkeme Başkanı geri gelir ve kararını okur:
- "Müebbet Hapis!" derler. Bunu duyan Babanın adamları, ne yapacaklarını şaşırırlar; doğru Temel'e gidip:
- "Aferim sana Temel, şimdi gözümüze girdin. Güzelde Babayı idamdan nasıl kurtardın?"
Temel:
- "Sormayın bre uşaklar! mahkeme Heyeti, 'Beraat Beraat' diye tutturdu! Müebbete çevirtene kadar aklan karayı seçtim!"

9 Şubat 2009 Pazartesi

Jokey ve Atlar

Temel ile Dursun iki tane at almışlar. Fakat devamlı karıştırıyorlarmış. Hangisi kimin atı belli değil. O yüzden;
Temel'in aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu kesmiş.
Dursun da ona inat diğer atın kuyruğunu kesmiş.
Temel bu sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymuş.
Dursun da ona inat aynı yere aynı boya ile diğer ata işaret koymuş.
Bakmış ki böyle de olmuyor.
Temel Dursun'a:
- "Ha Tursun bak bu böyle olmayacak.. En iyisi beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun.."

7 Şubat 2009 Cumartesi

Buruna Yazık

Buruna Yazık
Uluslararası Uzun Burun Yarışması'nda 8.8 santimlik burnuyla 1. olan ve Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Artvinli Mehmet Özyürek
Temel satılık papağanları inceliyormuş.
Pahalı, cins, uzun, büyük ve kıvrık burunlarıyla ünlü ve papağanın önünde durmuş:
- "Abi bunlar neyce konuşuyor?"
- "İngilizce, Fransızca, Almanca"
- "Kaç paradır?"
- "Bir milyar"
- "Lazca biliyo mu?"
- "Bilmiyo!"
Temel papağanın burnunu okşamış;
- "Bu burunla yazık!"

3 Şubat 2009 Salı

Sigorta Parası

Sigorta Parası

Sigorta parasıyla geziye çıkınca Fabrikalarını bir yangında yitiren Temel, sigortadan aldığı ziyan parayla Ege Denizinden Mavi Yolculuğana (gemi) çıkar.
Lüks yatta güvertede güneşlenirken yanındaki Amerikalı ile sohbet etmeye başlar. Bir süre Avusturalyada çalıştığından az ingilizce konuşmayı bilmektedir. Fabrikasının yandığını, sigorta tazminatıyla tatile çıktığını, olayı anlatır.
Amerikalı'ın da büyük imalat atölyesini bir hortumda, tropik fırtına sırasında kaybettiğini ve sigortadan aldığı yüklü para ile yolculuğa çıktığını öğrenince merakla sorar;
-"Ya hele bi anlat şu kasırgayı nasıl çıkardın..?


27 Ocak 2009 Salı

Kayserili’ye Göre Kastamonu


Kayserili’ye Göre Kastamonu


Bölük komutanı "Ali Okulu"nu denetliyordu.
Karadenizli Tosyalı Hasan'a sordu:
- "Oğlum, dünya kaç parçadır?"
- "Beş parçadir komutanim."
- "Say bakalım..!"
- "Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya!"
Komutan sıradaki diğer askere,
- "Sen nerelisin?" diye sordu;
- "Gayseriliyim, komutanım."
- "Şu haritada Kayseri'yi göster bakalım?"
Kayserili eliyle Kastamonu'yu işaret edince Komutan,
- "Oğlum, orası Kastamonu!"
Kayserili asker pişkin pişikin cevap verdi;
- "Ne olakü gomutanım? Kayseri'nin bir mahallesi sayılır..!"


23 Ocak 2009 Cuma


Temel’in İngilizcesi


Temel Çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi Liverpool Limanı'na yanaşırken, halatı rıhtıma atmadan iskeledeki İngiliz'e bağırdı:
-"Tut şu halatı!"
İngiliz bir şey anlamadığı için,
-"What (ne)?" der
Temel yine bağırdı:
-"Tut şu halatı! Diyoz Kardeşim"
İngiliz'de gene hareket yok! "What?" diyor sadece...
Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırır;
-"Do you speak English? (ingilizce biliyormusun?)"
ingiliz bu sefer heyecanla cevap verir,
- "Yes.. Yes.."
Temel öfkeyle bağırdı:
-"Ne diyoz lan sabah beri? O zaman tut şu halatı..!"

18 Ocak 2009 Pazar

Amerikan Tuvaleti


Amerikan Tuvaleti

Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin!
-"Uyyy, amma da büyük bu, daa!" demiş.
Dursun hafifçe gülmüş;
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde:
-"Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!" demiş.
Dursun gene hafifçe gülmüş.
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasında kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan bağırarak konuşuyorlar. Temel,
-"Uyy! Amma büyük masa, daa!" diye bağırmış.
Dursun'un sesi gelmiş,
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun:
-"Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun olduğu yermiş. Heryer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış;
-"Asla Sifonu çekmeyiiin! Sakın Sifonu çekmeyiiin!"

10 Ocak 2009 Cumartesi

Lazın Otobüs İlk Serüveni


Lazın Otobüs İlk Serüveni


Eskiden otobüsler olmadığından Karadenizli biri gemiyle İstanbul’a gelmiş İstanbul’da bir süre kalmış, çalışmış ve geri dönecek.
O zaman piyasaya Avrupadan eski püskü otobüsler gelmiş ve bu otobüslerden bir kısmı Karadeniz hattında çalışıyormuş. Karadenizli memleketine dönerken otobüsle ilk defa seyahat edecek binmiş otobüse koyulmuş yola İzmit, Adapazarı derken şoför normal viteslerle yol alırken gelmiş Bolu Dağı Rampasına başlamış takviye vites kullanmaya o sırada Lazoğli hep şoförü takip ediyor. Rampada şoför vites küçültüp vites büyültüp devam ederken o sırada vites kolu şoförün elinde kalır ve şoför yolculara vites kolunun koptuğunu biraz gecikeceklerini söylemiş.
Bizim Laz kalkmış ayağa;

-"Ula kot kafali uşağum İstanbul’dan beri seni takib edeyrum o oninla o kadar oynadiğindan belliydi, kopacaği, bi rahat bırakmadin, ileri geri oynaysidin da!!!"

6 Ocak 2009 Salı

Temel Asansörde



Temel Asansörde


Temel asansöre binmiş başlamış beklemeye bir müddet sonra Dursun girmiş asansöre bakmış Temel bekliyor oda beklemiş. Bu arada biri daha binmiş ve neden beklediklerini sormuş, Temel hemen cevap vermiş :

- "Uşağum görmeymisun ha burda 4 kişiliktir yazayi"

31 Aralık 2008 Çarşamba

Avcı Temel



Avcı Temel

Temel ava çıkmış. 3-5 saat gezinmiş av bulamamış. Dönmeye karar vermiş.
Dönerken Yol üzerinde ufak bir delik görmüş deliğe tüfeği sokmuş ateş edip elini deliğe atmış. içinden çıkan fareyi çuvala atmış.
Yola devam ederken daha büyük bir delik tüfeğin namlusunu içeri sokmuş : Baam elini deliğe atmış içinden çıkan tavşanı çuvala atmış.
Yola devam daha büyük bir delik. Tüfeği dayamış baam... Bir tilki hemen çuvala...

Ertesi gün Trabzon gazetelerinde bir haber;
"Dün feci bir tren kazası sonucu bir vatandaşımız trenin altında parçalanarak feci şekilde can vermiştir. Kazazedenin trenin altında kalmadan trene bir el ateş ettiği sanılıyor..."

29 Aralık 2008 Pazartesi

Karadenizli Yılan


Karadenizli Yılan


İki Karadenizli Laz yılan, Karadenizin sık Ormanlarında sürünüyorlarmış. Biri diğerine sormuş :

- "Ula piz zehirlu yılanmiyuzdur da?" Diğeri şaşkın sormuş,

-"Haçan nerden çiktü pu şimdu?"

- "Az önce dilimu isirdumda..!"

25 Aralık 2008 Perşembe

Yabancı Dil


Yabancı

Dil

Öğrenmek


Temel ile Dursun Sümene Manastırını gezmeye gelmiş ve şehir turu atan turist kafilesinden birkaç kişiyle Trabzon sahil boyunda gezinirken karşılaşmışlar,
Bir turist gelip kendilerine bir adres sorar;

-"Where is city central park? (Şehir Merkez park/meydanı nerde?)"
Temel ile Dursun hiçbirşey anlamaz. Turist bu sefer İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca bilip bilmediklerini ellerindeki her dilden broşurleri göztererek, sorar fakat bizimkiler anlamaz...

Temel bu duruma üzülüp, hayıflanarak,

-"Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti!!!", der.

Bunun üzerine Dursun:

-"Ula neye yarayacakki bak adam bisürü dil biliyor yine derdini anlatamiyo!!!"


21 Aralık 2008 Pazar

Boksör Temel


Boksör Temel


Boksör Temel iri yapılı, kaslı, atletik rakibi ile maç yapar.

1.raunt;
Rakibi Temeli epey bi haşlar. 1. raunt sonunda Temel köşesine gider. Antrönörü Dursun moral vermek için Temel'e,

-"Sen adamı hem yoruyor hem dövüyorsun böyle devam et" der.

2.ve3. raunt;
Aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider. Dursun yine,
-"Aslanım Temel adamı parçaladın!" der. Temel güç bir şekilde Dursuna bakarak,
-"Ben mi dövüyorum?" diye sorar. Dursun,
-"Evet sen dövüyorsun!" deyince. Gözleri yediğiyumruklardan kapanmış olan Temel,
-"Öyle ise etrafa iyi bak! Başka birisi beni fena halde dövüyor!"