Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2009 Pazartesi

No Panik

No Panik

İstanbul'dan bir gazeteci, yazı dizisi hazırlamak için Diyarbakır'a gelir. Suriçinde tarihi turistik bir lokantaya oturur, garsonu çağırır. Bir acılı Adana ister.
Garson,
-"Başım gözüm üstüne Abe" der...
ve döner ocaktaki ustaya,
-"Yap Abeme bi isotli" diye bagirir.
Müşteri bir an durur,
-"Garson Bey! Acılı istedim, isot nedir bilmem, ondan degil"
Garson, müşterinin bu cehaletini yüzüne vurmak istemeyen vakur bir tavırla, önce müşterisini şöyle bir süzer, sonra başını eğerek havalı havalı konuşur,
-"Kontrol edesen, temam, no panic, ayni pohtir Abe, merak etmeyesen"

23 Aralık 2008 Salı

Kayserili Tebayamız


Kayserili

Tebayamız


Padişahlık Döneminde döneminde Erzurum korkunç bir sel felaketine ugrar. Sadrazam padişahın huzuruna çıkar ve olayı haber verir.

-"Allah sizi korusun hünkarim bir aci haber verecegim. Erzurum siddetli bir sel felaketine ugradı, Çok zarar gördü, çok tebanız ve hayvan telef."

Padişah söyle konusur:

-"Cenab-i Hak Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Aradan bir süre geçtikten sonra acı bir haberi daha padisaha verirler:

-"Devletlüm bugün Basra Şehri yangınla cenk verdi. Yarısı yandı, zarar çok fazla."

Padişah yine üzgün bir tavırla;

-"Basralı kullarımın kederi canı gönülden hissiyatımda yer etmiştir. Allah Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Her felaket haberinden sonra padişahın Kayserili kullarını koruması veziri-azami hayrete düsürür, sonunda dayanamaz ve sorar. Hünkar, vezirine su açıklamayı yapar:

-"Erzurum sel felaketine uğrayabilir ama bunun etkisi geçince halk yerli yerine döner, eski hayatını yasamaya başlar. Her vilayet için aynı şeyi düşünebiliriz ama Allah göstermesin Kayseri’de bir felaket ortaya çıkarsa Kayserililer yurda dağılır ve tüm halkın işlerini ellerinden alırlar. İşte asıl felaket o zaman olur," der.