Seyehat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyehat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2009 Pazartesi

Temel Taksimde

Temel Taksimde
Temel tatile çıkmaya karar vermiş ve sonunda İstanbul'da hem tatil hemde akrabalarını görmek için kendi arabasıyla yola çıkmış. şehri turlamak isteyen Temel, arabası ile İstanbul - Taksim Meydanı Anıtın etrafında dönüp duruyordu. Aynı trafik polisinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti.
Temel'i durdurup sordu:
- "Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?"
Temel:
- "Sol sinyal takıldı da..."

10 Şubat 2009 Salı

Beni Bayburt'a Faksla


Beni Bayburt'a Faxla
Erzurumda iş için bulunan, Bayburtlu'nun acil olarak Bayburt'a gitmesi gerekiyormuş. Otobüsü kaçırınca Bayburt'a nasıl giderim diye Erzurum merkez çarşısı, Ulu Camii çevresinde dolana dolana, kara kara düşünüyormuş. Birden gözü bir kırtasiye dükkanın camına takılmış.
"itina ile faks çekilir"
yazısını görünce içeri dalmış. Gümüşhaneli kırtasiyeci bunun Bayburtlu ve sıkıntılı olduğunu görünce ;
-"Buyrun beyefendi nasıl yardımcı olabilirim?" diye sormuş.
Bayburtlu;
-"Emi emi acilen bayburta gitem lazım. Beni fakslayabilirmisin?" demiş.
Gümüşhaneli,
-"Ne demek hemşerim sen Bayburtlu olacaksında ben seni fakslamayacağım öylemi? Otur şu sandalyeye!!" Bayburtlu dünden razı . Oturmuş. Bu arada Gümüşhaneli eketrik pirizine fiş takmış çıplak kablo uçlarını Bayburtlunun eline tutuşturmuş. Tabii 250 voltluk şebekeden elektiriği alınca Bayburtlu bir yandan titremeye biryandan da hareketten dolayı terlemeye başlamış. Canı yanan Bayburtlu;
-"Emi şu an nerdeyiz?" diye sormuş.
Gümüşhaneli;
-"Erzincan dağını geçiyoruz!!!" demiş.
İyice canı yanan, erkekliğide toz kondurmak istemeyen Bayburtlu;
-"Saol Emi beni burada indir buradan oyanı dolmuşla giderim!"

5 Şubat 2009 Perşembe

Beni Bayburt'a Faxla

Beni Bayburt'a Faxla
Erzurumda bir iş için bulunan, Bayburtlu nun acil olarak memlekete gitmesi gerekiyormuş. Otobüsü kaçırınca, Bayburta nasıl giderim diye Erzurum Ulu Camii çevresinde dolana dolana, kara kara düşünüyormuş. Birden gözü bir Kırtasiye dükkanının camına takılmış.
" itina ile faks çekilir"
yazısını görünce içeri dalmış. Gümüşhaneli olan dükkan sahibi hemen tanıdığı, Bayburtluyu sıkıntılı görünce ;
-"Buyrun beyefendi nasıl yardımcı olabilirim?" diye sormuş.
Bayburtlu;
-"Emi emi acilen Bayburta gitem lazım. Beni fakslayabilirmisen?" demiş. Gümüşhaneli,
-"Ne demek hemşerim sen Bayburtlu olacaksında ben seni fakslamayacağım öylemi? Otur şu sandalyeye!" Bayburtlu dünden razı. Oturmuş. Bu arada Gümüşhaneli pirize fişi takmış çıplak kablo uclarını Bayburtlunun eline tutuşturmuş. Tabii 250 voltluk şebekeden elektiriği alınca Bayburtlu bir yandan titremeye bir yandan da hareketten dolayı terlemeye başlamış. Canı yanan Bayburtlu;
-"Emi şu an nerdeyiz?" diye sormuş.
Gümüşhaneli;
-"Erzincan dağını geçiyoruz!" demiş.
İyice canı yanan erkekliğede toz kondurmak istemiyen Bayburtlu;
-"Saol Emi beni burada indir buradan oyanı dolmuşla giderim"

2 Şubat 2009 Pazartesi

No Panik

No Panik

İstanbul'dan bir gazeteci, yazı dizisi hazırlamak için Diyarbakır'a gelir. Suriçinde tarihi turistik bir lokantaya oturur, garsonu çağırır. Bir acılı Adana ister.
Garson,
-"Başım gözüm üstüne Abe" der...
ve döner ocaktaki ustaya,
-"Yap Abeme bi isotli" diye bagirir.
Müşteri bir an durur,
-"Garson Bey! Acılı istedim, isot nedir bilmem, ondan degil"
Garson, müşterinin bu cehaletini yüzüne vurmak istemeyen vakur bir tavırla, önce müşterisini şöyle bir süzer, sonra başını eğerek havalı havalı konuşur,
-"Kontrol edesen, temam, no panic, ayni pohtir Abe, merak etmeyesen"

29 Ocak 2009 Perşembe

Erzurumlu Yolçi


Yolçi


Erzurum Dadaş şehirlerarası otobüs yolculuğu yaparken mola yerinde otobüsünü şaşırmıştı.
"Erzurum'a gitmekte olan yolcularımız. Mola süreniz dolmuştur. Lütfen hemen araçlarınızdaki yerinizi alınız"
Anonsunu duyunca kalkmakta olan otobüsten birisinin içerisine dalıp tüm yolculara seslenmiş:
-"Dadaşlar! hele gardaşlar, bir bahin ben bu otobusun yolçusu miyam?"



28 Ocak 2009 Çarşamba

Kafamız Şişti


Kafamız Şişti


İzmir - Trabzon Şehirlerarası yolculuk sırasında, hemen şoförün arkasında oturan Temel, şoföre seslenmiş:
- "Kaptan, haçan sekiz saattur yol aliyruk, habu teyp da devamli çalayi. Kafamuz şişti da..."
Şoför nazik:
- "İsterseniz kapatabilirim Bayfendi?"
Temel'den tam beklenen bir başka öneri gelmiş:
- "Yok kapatma... Bi boş kaset koysan da kafamuzi dinlesek..."


26 Aralık 2008 Cuma

Karsça

Kars - Akkaya Tren İstasyonu


Karsça


Bir Amerikalı Türkçeyi ana dili gibi öğrenmek üzere Türkiye'ye gelir uzun bir süreden sonra ihtisasını tamamladığına kanaat getirerek dönüş hazırlıklarına başlar o sırada bir arkadaşı,

-"Sen henüz türkçeyi tam bilmiyorsun!" der,

-"Neden?"

-"Bir ilimiz var. İsmi 'KARS' orada öğreneceğin daha çok şeyler olduğuna inanıyorum!"

Amerikalı bu öneri üzerine Kars!a gitmeye karar verir. Birkaç ay Kars'ta kaldıktan sonra kendinden emin olarak biletini alır ve tren istasyonuna giderek beklemeye başlar o sıralarda Kars - Akyaka arası *marşandiz çalışıyor. Vatandaşın birisi marşandiz'e bilet almış ne ama yazıkki treni kaçırmı olacak ki, heyecanla istasyona giriyor ve görevliye sesleniyor;

-"Eğe eğe marşandiz harda gettimi?" Görevli gayet sakin cevap veriyor,

-"Tey lolooooo" (çoktaan gitii)
Bu cevap üzerine olayı izleyen Amerikalı şaşkına dönüyor ve Türkçeyi tam öğrenmek için 1 yıl daha Kars'ta kalıyor!


*Marşandis; Yük treni

20 Aralık 2008 Cumartesi

Kütahyalının Konyalıdan Anladığı


Kütahyalı 'nın Konyalı 'dan Anladığı

Kütahyalı bir vatandaşımız Konya'ya gelmiş, lokantada yemek yiyor. Bakmış yanıbaşındaki masada oturan ve şivesinden Konyalı olduğu anlaşılan kişi garsona;

Garam, bana bi tirit verde yiyem» demiş.

Tirit gelmiş, bol bol ekmekli, bol soğanlı, bol sulu, nefis, mis gibi kokuyor ama az etli. Kütahyalı yan gözle bizim Konyalı'yı süzerken, Gonya'lı hemşehrimiz garsonu tekrar çağırmış;

Garam accık da yaguna ekmek veri ver» demiş.

Garson ekmeği getirmiş, Bizim Gonyalı garsonun getirdiği ekmekle, tiridin içindeki ekmek parçalarını tabaktan alıp alıp afiyetle yemiş. Kütahyalı hayran hayran seyretmiş. Gel zaman, git zaman yine O Kütahyalı vatandaş bir gün trende giderken kompartmanında tanışma faslı esnasında bir Konyalı'ya rastlamış ve arkadaşının Konyalı olduğunu da öğrenince yıllar sonra meşhur Konya seyahati aklına gelmiş ve hemen hayranlığını anlatmış. Konyalı bunun üzerine sormuş;

-"Hele neyne hayran olduydun?" Kütahyalı neye haytan olduğunu şu cümlelerle ifade etmiş;

- "Ekmeği ekmeğinen yirsiniz, adına da tirit dirsiniz!"