Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2009 Cuma

Kayserili Kuaför


Kayserili Kuaför
Kuaför olan Kayserili Ragıp, arkadaşı Sakıp'a dert yanarmış!
— "Yaren, ben hergün saçlarını yaptırmağa gelen Emine'ye aşık oldum!"
Sakıp:
— "Ee o zaman aşkını ilan et ve evlenme teklif et!"
Ragıp:
— "Tamam, edeyim. Ama korkuyorum!"
Sakıp:
— "Evlenmekten mi korkuyorsun?"
Ragıp:
— "Yok evlenirsek saçlarını bedava yapmaktan korkuyorum!"



11 Şubat 2009 Çarşamba

Kayseriliyim Yetmezmi?

Kayseriliyim Yetmezmi?

Askerde komutan usta birliğine yeni gelmiş erlere,
"okuma - yazma ve hesap - kitaptan anlayanlar bir adım öne çıkmasın"
istemişti. Askeri Kantine eleman seçilecekmiş.
Ortaya fırlayan bir tanesinden şüphelenmiş.
Yaklaşıp, tekrar sorunca, asker:
- "Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim!"

8 Şubat 2009 Pazar

Kayserili Vasiyeti

Kayserili Vasiyeti

Kayserili zengin tüccar, ölüm döşeğindeymiş.
"Vasiyetim Var"
diyerek oğullarını kızlarını başına topladıktan sonra öğüt vermiş:
- "Evlatlarım, size son sözüm:
'Devlet çalgı, siz cengi...'
Ayak uydurmaya bakın!
"

27 Ocak 2009 Salı

Kayserili’ye Göre Kastamonu


Kayserili’ye Göre Kastamonu


Bölük komutanı "Ali Okulu"nu denetliyordu.
Karadenizli Tosyalı Hasan'a sordu:
- "Oğlum, dünya kaç parçadır?"
- "Beş parçadir komutanim."
- "Say bakalım..!"
- "Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya!"
Komutan sıradaki diğer askere,
- "Sen nerelisin?" diye sordu;
- "Gayseriliyim, komutanım."
- "Şu haritada Kayseri'yi göster bakalım?"
Kayserili eliyle Kastamonu'yu işaret edince Komutan,
- "Oğlum, orası Kastamonu!"
Kayserili asker pişkin pişikin cevap verdi;
- "Ne olakü gomutanım? Kayseri'nin bir mahallesi sayılır..!"


17 Ocak 2009 Cumartesi

İlkokulda Kayserili Matematiği


İlkokulda Kayserili Matematiği

Kayseri ilköğretimine yeni tayin olan çiçeği burnunda öğretmen sınıftaki çocuklara basit sorular sorup çocuklara ısınmaya ve onları derse adepte etmeye çalışıyormuş.
Birkaç öğrenciye sorduktan sonra babası büyük tüccar olan küçük Kayserili'ye sıra gelmiş,
-"Söyle bakalım Ragıp, 'iki kere iki kaç eder?' sonuç ne?"
Ragıp, düşünmüş, düşünmüş, ve sonra bomba cevabını vermiş;
-"Tamamda öğretmenim bunu; alaceez mi? yoksa satacaz mı? Onu dimediniz!"

11 Ocak 2009 Pazar

Vefat İlanı


Vefat İlanı

Kayserilinin eşi vefat etmiş, ilan vermek için reklam ajansını aramış,
"Emine öldü Allah rahmet eylesin! diye ilan vermek istiyorum" demiş.
Reklamcı taraf;
"Amca bu çok kısa oldu 3 kelime daha ekleyebilirsin merak etme aynı ücret"
Kayserili tekrar sorup,ücretten emin olduktan sonra ekleme yaptırır.
"SATILIK 2009 TOFAŞ"

5 Ocak 2009 Pazartesi

Darendeli ve Kayserili Hancı


Darendeli ve Kayserili Hancı

Kayseri ve Kayserililer nasıl ticari zekaları ile bilinirse Darende de onun küçük protitipi yada ilçe versiyonu olarak anılır. Darendelilerde ticari kabiliyetleri, kıvrak zekaları, ticaret erbabı olmalarıyla bilinirler. Darende tarihi boyunca çok göç veren bir yer olmuştur. Lakin bugün Türkiyede en az Darendeli olan il Kayseri'dir! Bunun sebebi olarak şu tarihsiz olay rivayet edilir...

Eski devirde Darendeli oğlunu alıp, rızkını aramak için batıya yola çıkmış. Kayseri’ye vardığında fazla para ödememek, ticaret için nakitin eritmemek için izbe bir Han (o zamanki otel) da konaklamaya karar vermişler. Hana girdiklerinde Hancı bunları,
-“Hoş geldiniz beyim! Sefalar getirdiniz, şerefler verdiniz” diye iltifatlar ederek karşılamış. Eşeğin yularını Darendelinin elinden almış, bir çırpıda ahıra bağlayıp yanlarında bitmiş. Kaç gün kalacaklarını öğrenmiş, ücreti peşin almış. Eşeğe yem isterlerse ayrıca ücret isteyeceğini belirtmiş. Darendeli ve oğlu odalarına çekilmiş, hancının getirdiği karpuzu yedikten sonra Darendeli karpuz kabuklarını ahırdaki eşeğine verdikten sonra uyumuşlar.
Geceyarısı Darendeli oğlunu telaşla dürterek uyandırmış. Oğlan şaşkın,
-“Buba hayrola, namaz vakti mi girdi?
-“Yoğ ovul, namazı yolda kılarığ. Hele eyleşme fızlı davran!
-“Hayrola buba ne ola?
-“Ovul bize burda rızk yoğ. Başka diyara varam. Rızkımızı orda bakarığ...” Oğlan şaşkın hazırlanırlarken Darendeli açıklamasını sürdürür,
-“hani ayşam karpuz yidik ya?
-“Eeeee...
-“Hancı bana eşeğe yem akçeli dediydi. Bende yimek için ondan öyle birşey istedimki, böyle izbe bir hancı karpuz getirdiğine ve peşin para aldığına göre bu diyardan bize gitmek düşer...
-“Ne dediydin buba? Karpuz geldi
-“Hancı bize öyle birşey getirki, kanımız doya, eşeğe arta, bize eğlencelik olsun. Hancı karpuzu koydu önüme, ‘yolcu içini oğlunlan yen, çekirdeğini eğlenti edip çıtlan, kabuğunuda eşeğine yem eden’ dedi. Bu diyarda izbe hancı bunu yapıyorsa bize rızık zor çıkar. Davran oğul burdan yol alak...


Cenk SARIGÖL

4 Ocak 2009 Pazar

Adanalı ve Kayserili Çiftçi


Adanalı ve Kayserili Çiftçi


İki tane övünmeyi seven çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tarla ve arazilerinin büyüklüğü ile övünmeye başalarlar...

Adanalı başlamış anlatmaya:
-"Bizim orda Çukurovada bir tarlamız var tek parça, sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz!" demiş...

Kayserili çiftçi altta kalmayacak ya öyle bir cevap vermişki Adanalı daha konuşamamış,
-"Yav bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık"

1 Ocak 2009 Perşembe

Erciyeste Kar


Erciyeste Kar


Kayserili'nin biri, bir Yahudi’ye kredi hesabı borçlanır. Aralarındaki akte (anlaşmaya) göre 'borcunu Erciyes’in karı eridiği gün ödeyecek.' Ağustos ayı olur. Yahudi parası için Kayseri’ye gelir. Borçlu Kayserili Yahudi’ye Erciyesi göstererek:

-"Anlaşmamıza göre Erciyes’in karı eridiği gün borcumu ödeyeceğim. Bak Erciyes’in karı henüz erimedi."
Yahudi bırakır gider. Bir yıl sonra Ağustosta yine gelir Kayseri’ye ve bakar ki Erciyes’in doruğu karla dolu. İşin kötüye gittigini, parasını alamayacağını anlayan Yahudi başlar düşünmeye. Bu sırada yanına yaklaşan Kayserili bir çocuk derdini sorar. Yahudi sızlanarak yakınır. Çocuk:

-"Ben senin paranı kurtarırım ama ondalık pay isterim."
Yahudi çocuğun şartlarını kabullenir ve ondalığını da oracıkta verir ve çocuktan şu aklı alir,
Alacağın olana diyeceksin ki:
"geçen yılın karı eridi, altına aktı. Bu görünen bu yılın karı..!


23 Aralık 2008 Salı

Kayserili Tebayamız


Kayserili

Tebayamız


Padişahlık Döneminde döneminde Erzurum korkunç bir sel felaketine ugrar. Sadrazam padişahın huzuruna çıkar ve olayı haber verir.

-"Allah sizi korusun hünkarim bir aci haber verecegim. Erzurum siddetli bir sel felaketine ugradı, Çok zarar gördü, çok tebanız ve hayvan telef."

Padişah söyle konusur:

-"Cenab-i Hak Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Aradan bir süre geçtikten sonra acı bir haberi daha padisaha verirler:

-"Devletlüm bugün Basra Şehri yangınla cenk verdi. Yarısı yandı, zarar çok fazla."

Padişah yine üzgün bir tavırla;

-"Basralı kullarımın kederi canı gönülden hissiyatımda yer etmiştir. Allah Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun."

Her felaket haberinden sonra padişahın Kayserili kullarını koruması veziri-azami hayrete düsürür, sonunda dayanamaz ve sorar. Hünkar, vezirine su açıklamayı yapar:

-"Erzurum sel felaketine uğrayabilir ama bunun etkisi geçince halk yerli yerine döner, eski hayatını yasamaya başlar. Her vilayet için aynı şeyi düşünebiliriz ama Allah göstermesin Kayseri’de bir felaket ortaya çıkarsa Kayserililer yurda dağılır ve tüm halkın işlerini ellerinden alırlar. İşte asıl felaket o zaman olur," der.


19 Aralık 2008 Cuma

Kayserili ve Oğlu


Kayserili

ve

Oğlu


Kayserili baba ile oğul evin bahçesinde otururken çocuk birden babasına döner ve,

-"Baba bana 5 ytl. verirmisin? Resim Öğretmeni ödev verdi. Ödev için acil malzeme almam lazım!" demiş.

Kayserili baba:
-"Neee 4 gayme mi? Napcan 3 gaymeyi oğlum? 2 gayıt neyine yetmiyo? Al şu 1 gaymeyi yarısınıda geri getir..!"

Çocuk babasına dönerek,
-"Eehehehe nasıl kandırdım ama seni..? Bana zaten 500 bin lazımdı! O kadar para vermiyeceğini biliyodum. O yüzden yüksek söyledim!"

Babası gözleri gururla parlayarak,
-"Vay bubamın torunu! Demek sahte para virmesem, bubanıda tokatlıyan hemi?"



Cenk SARIGÖL

17 Aralık 2008 Çarşamba

Kayserili Yüzü


Kayserili Yüzü


Kayserili sabahın erken vakti traş olamak için Berbere gider. Berber,

- "Buyurun, şöyle oturun..." deyip döner koltuğa oturan Kayserili bir hareketle koltugu cevirdi, sırtı aynaya gelecek şekilde oturur. Berber şaşırır ve sorar:

- "Beyefendi, neden ters oturdunuz?" Kayserili, umarsızca yüzünü buruşturur ve şöyle der;

- "Sabah sabah Gayserili yüzü görmek istemedim!"