Lehçeli Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lehçeli Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2010 Perşembe

Erzincanda Yolcu Kadın

Erzincanda Yolcu Kadın


Erzincan da kadının biri otobüse binmiş. Tek boş yerin şöfor koltuğu olduğunu görünce oraya oturmuş.
Otobüs şöforü gelmiş:

- "hele bacı hadi en koltuktan aşağıya!" demiş.

kadın cevap vermiş:

- "Ene her gün biz ayakta gediyük bugün de sen get"

17 Şubat 2009 Salı

Karadeniz Şivesi

Karadeniz Şivesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesine İEET'ye şoför alınacakmış.
İşe alınanlar içinde hiç Karadenizli’nin olmaması dikkat çekmiş.
Temel'in ihbarı üzerine,
Gazeteciler, yetkililere nedeni sorulunca:
— "Bizim otobüsler kalabalık olur. 'Sıkışın' diye bağırmak gerekir"
— "Eeee ne olmuş?"
— "İstanbul Lehçesi ile söyleyen bir Karadeniz’li bulamadık!"
— "Ne var bunda?"
— "Sen hiç Karadeniz Şivesiyle 'sıkışın' diyeni duymadın galiba!?"

13 Şubat 2009 Cuma

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü

İstanbullu, bir genç "Sevgililer Günü" için sevgilisine süpriz yapmak ister.
Bir çiçek hediye almak için Bakırköyde bir çiçekçiye girer.
Orada duran kırmızı gülleri göstererek fiyatını sorar.
Çiçekçi Çingene kızı;
- "Abe bir kırmızı gül onmilyon efendim" der.
Genç şaşırır ve;
- "Uffff!!!"
Daha sonra genç belki fiyatı uygundur diye düşünerek, köşedeki beyaz orkideleri göstererek,
- "Bunlar ne kadar..?"
Çiçek satıcıssı Çingene kız üzgün cevap verir;
- "Onlar iki kere uffff!!!"

1 Şubat 2009 Pazar


Tüketici Mahkemesi


Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:
"Tekrar Deneyiniz"
Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur:
- "Tekrar deneyin." tekrar tekrar denemesine rağmen sonuçun değişmediğini görüp sesli sesli söylenirken yoldan geçen biri,
- "Kardeş öyle kapatıp, açmakla olmaz yeni bir tane alacan..!" temel gidip, yeni bir şişe alır gene aynı yazı "Tekrar Deneyiniz" sonra bir tane daha...
En sonunda sinirlenen Temel:
- "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi. Ha bunlari Tüketici mahkemesine verelum..!"

30 Ocak 2009 Cuma


Çaycı Temel

Temel Trabzonda ticari bir işhanında çay ocağı işletmektedir.
Üst kattaki işyerlerinden biri seslenir:
- "Temel efendi, dört çay yap. Biri açık olsun."
Çaycı Temel cevap verir:
- "Abi, hangisi açık olsun?!"

29 Ocak 2009 Perşembe

Erzurumlu Yolçi


Yolçi


Erzurum Dadaş şehirlerarası otobüs yolculuğu yaparken mola yerinde otobüsünü şaşırmıştı.
"Erzurum'a gitmekte olan yolcularımız. Mola süreniz dolmuştur. Lütfen hemen araçlarınızdaki yerinizi alınız"
Anonsunu duyunca kalkmakta olan otobüsten birisinin içerisine dalıp tüm yolculara seslenmiş:
-"Dadaşlar! hele gardaşlar, bir bahin ben bu otobusun yolçusu miyam?"



28 Ocak 2009 Çarşamba

Kafamız Şişti


Kafamız Şişti


İzmir - Trabzon Şehirlerarası yolculuk sırasında, hemen şoförün arkasında oturan Temel, şoföre seslenmiş:
- "Kaptan, haçan sekiz saattur yol aliyruk, habu teyp da devamli çalayi. Kafamuz şişti da..."
Şoför nazik:
- "İsterseniz kapatabilirim Bayfendi?"
Temel'den tam beklenen bir başka öneri gelmiş:
- "Yok kapatma... Bi boş kaset koysan da kafamuzi dinlesek..."


24 Ocak 2009 Cumartesi

Trabzon ve Rizeli İmamlar


Trabzon ve Rizeli İmamlar


Trabzonlu imamlarla, Rizeli imamlar futboll turnuvası düzenleyip maç yaparlarmış; ama her defasında Rizeli imamlar yenerlermiş. Trabzonun takım kaptanı Temel Hoca demiş ki;
-"Uşaklar bu böyle gitmez, bizim Trabzonsporlu Hami'yi takıma alalım, diyelim ki bu bizim merkez caminin yeni hocasidur"
Diğerleri de kabul etmişler ve maça gitmisler Rize'ye. Dönüşte takım kaptanı Temel Hoca'ya sormuşlar,
-"Maç ne oldi?" diye...
Temel Hoca cevap vermiş,
-"2-1 yenildik" demiş. Bunlar kendilerinden ve galibiyetlerinden emin,
-"Peki golleri kim attı?" diye sormuşlar;
Temel,
-"Bizim golü Hami Hoca attı; onların golleri de Del Pierro Hoca ile Roberto Carlos Hoca attı.."

21 Ocak 2009 Çarşamba

Mabushane


Mabushane


Erzurumlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadaşı buna teslim olmadan önce öğüt vermiş;
-"Maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var. diye bağır"

-"Niyeku oğlim?"
-"Senden korksunlar..!" demiş bununda aklına yatmış tabi bizimki Sivas Cezaevine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle,
-"Ulennnn yedi leşim var! Gan gokiremmm gan."diye bağırmış koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş,
-"Ne gokiysen ne gokiysen?"
Erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmış;
-"Heç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem!"

18 Ocak 2009 Pazar

Amerikan Tuvaleti


Amerikan Tuvaleti

Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin!
-"Uyyy, amma da büyük bu, daa!" demiş.
Dursun hafifçe gülmüş;
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde:
-"Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!" demiş.
Dursun gene hafifçe gülmüş.
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasında kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan bağırarak konuşuyorlar. Temel,
-"Uyy! Amma büyük masa, daa!" diye bağırmış.
Dursun'un sesi gelmiş,
-"Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun:
-"Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun olduğu yermiş. Heryer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış;
-"Asla Sifonu çekmeyiiin! Sakın Sifonu çekmeyiiin!"

16 Ocak 2009 Cuma

Bayburtlu Saati


Bayburtlu Saati

Bayburt iş imkanları kısıtlı bir şehrimiz olduğundan insanı memleketini para kazanmak maksatlı süreli veya süresiz bir miktar terk eder. Memlekette hatun onu bekler. Bey efendimiz geldiği andan itibaren hane halkı tarafından o gün bayram ilan edilir.
Yine böyle bir gün, yine böyle gurbetten, çalışmaktan Bayburt'a evine eri dönen bir hanenin önünde cereyan eden olay şöyledir;
Hanenin hatun kişisi, kocasının gurbetten getirdiği kol saatini kolunu gere gere taşımaktadır. Bir yandan da bahçeye yıkadığı çamaşırları asar. Yeni saati gören komşusu hatuna sorar;

-"Koyşu hele deyver saati kaç oldi?" diye sorar.
Saatin rakamlarından çok görüntüsü ile ilgilenen, ümmi (okuma yazma bilmeyen) dişi kuş ise şöyle karşılık verir;

- "Guşluği beş geçir..!"

15 Ocak 2009 Perşembe

Elazığlı'nın Şahitliği


Elazığlı'nın Şahitliği

Elazığlı bir bacı ile kardeşini Elazığ Adalet Sarayında mahkemeye şahitlik için çağırırlar. Bacıyı şahit kürsüsüne çıkarırlar. Bacı iyice örtünmüş. Sadece bir gözü görünmektedir. Hakim kimlik tespiti yapmak için;
-“Ayşe hanım sen misin?
-“Hı hı.
-“Kırk beş yaşındasın değil mi?
-“Hı hı.” Sorular devam eder ve cevaplar; "Hı hı" değişen bir şey yok!
Neyse mahkeme bittikten sonra gardaşı:
-“Bacı sen yalancı şahitlik ettin” der.
Bacısı kızarak:
-“Ana niye?
-“Senin yaşın kırk beş mi?"
Bacısı hiç bozuntuya vermeden:
-“Ana niye gosgoca hakimi yalancı mı çıharadım...

12 Ocak 2009 Pazartesi

Aldatmaca


Aldatmaca

İlyas ile Temel karşılıklı oturmuşlar sohbet ediyorlarmış. Konuşma sırasında iş kimin daha zeki olduğuna gelip dayanmış ve iki uşak birbirine bilmece sormaya karar vermiş. İlk bilmeceyi Temel sormuş:
- "Dal üstünde sarı uşak. Sarıdır sarkar, düşerim diye korkar!" İlyas aklına sarı ne geldiyse söylemiş. Sonunda pes edince cevabı Temel'den istemiş;

-"Ayva" İlyas saf saf sorar,

- "Temel bilmecende 'dal' var tamam, 'sarı' var oda ayvaya uyar, düşerse ezilir oda tamam diyemin. Haçen bu 'uşak' ne oliy?"

- "O da bilmecenin aldatmacasıdır da!" Bilmece sorma sırası İlyas'a gelmiş;
- "Saridur, kafestedur, öter... Pu nedur, pill bakayrum..."

Temel hemen,
- "Kanaryadur" cevabını yapıştırmış.
Fakat İlyas hayır anlamında kafasını kaldırır. Temel, birbiri ardına bütün kuşların adını sayıp döker. Fakat her seferinde İlyas hayır deyince pes etmek zorunda kalır. İlyas büyük bir sevinç içinde,
- "Haçan insan hamsiyu pilmez mu?" deyince,

Temel hemen atılır;
- "Hamsi saru değuldur ki?"
- "Boyamuşumdur.."
- "Kafeste midur?"
- "Koymişumdur.."

Temel şaşırır:
- "Peku öter mu hamsi?"
- "O da aldatmacasıdur işin daa..."

9 Ocak 2009 Cuma

Sıra Bende


Sıra Bende


Erzurum Cumhuriyet Caddesinde Dadaşın biri eğilmiş o kalabalığın içinde ayakabısını bağlıyor. Bu sırada üniversiteli şuh kızın birisi yanlışlıkla arkadan Dadaşa çarpmış ve özür dilemek için gülerek,
-"Pardon, kusura kalmayın!" demiş.

Bunun üzerine Dadaş cevabı yapıştırmış;
-"Kusurunu yiyem, Pardon mardon yok sıra bende..!"

8 Ocak 2009 Perşembe

Yarpak, Torpak, Körpi


Yarpak, Torpak, Körpi



İki kafadar Bayburt’lu İstanbul’da iş aramaktadırlar. Birileri onlara,
- "Şu adamda bol iş var ama Bayburt’lulara kesinlikle iş vermez" der.
Kafadarlar,
-"Adam sende! Herif bizim Bayburt’lu olduğumuzu nerden anlayabilir ki, biz bi görüşmeye gidek," olmazsa şiveyi değiştirimeyi planlarlar. Mülakat safhasına gelmiştirler. İşveren onlara,
"Yaprak diyin" der. Bunlar,
"Yarpak" derler.
"Toprak diyin" der, Bunlar,
"Torpak" derler.
"Köprü diyin" der, Bunlar,
"Körpi" derler. Velhasıl adam anlamıştır bizim kafadarların Bayburt’lu olduklarını. ve,
"Sizi işe almıyorum" demiş.. Kafadarlar işe alınmamanın hayal kırıklığı içerisinde birbirleri ile olayın yorumunu yaparlar.

Kafadar 1:
-"ola gardaş, ne oldi da bu bizi işe almadi. nasi oldi da anladi Bayburt’li olduğumuzi?" der.
Kafadar 2:

-"Valla gardaş, yarpah dedi dedük, torpah dedi dedük, zannımca o körpide pohi yedük" der.

7 Ocak 2009 Çarşamba

Hanımdan Korkmak


Hanımdan Korkmak


Elazığ’da adamın biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben:
-“Hop abeler, bi dakka. Hanımından gorhanlar ayağa gahsın.

Ani bir gürültü, hayda herkes ayakta. Bir kişi hariç. Kahvenin tamamı hayretler içinde. Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve:
-“Abe helal olsun be, deliganlı adam mışsın. Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?

Adam nefes nefesedir. Heyecanı biraz geçince:
-“Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim kırıldı, galhamadım.

6 Ocak 2009 Salı

Temel Asansörde



Temel Asansörde


Temel asansöre binmiş başlamış beklemeye bir müddet sonra Dursun girmiş asansöre bakmış Temel bekliyor oda beklemiş. Bu arada biri daha binmiş ve neden beklediklerini sormuş, Temel hemen cevap vermiş :

- "Uşağum görmeymisun ha burda 4 kişiliktir yazayi"

5 Ocak 2009 Pazartesi

Darendeli ve Kayserili Hancı


Darendeli ve Kayserili Hancı

Kayseri ve Kayserililer nasıl ticari zekaları ile bilinirse Darende de onun küçük protitipi yada ilçe versiyonu olarak anılır. Darendelilerde ticari kabiliyetleri, kıvrak zekaları, ticaret erbabı olmalarıyla bilinirler. Darende tarihi boyunca çok göç veren bir yer olmuştur. Lakin bugün Türkiyede en az Darendeli olan il Kayseri'dir! Bunun sebebi olarak şu tarihsiz olay rivayet edilir...

Eski devirde Darendeli oğlunu alıp, rızkını aramak için batıya yola çıkmış. Kayseri’ye vardığında fazla para ödememek, ticaret için nakitin eritmemek için izbe bir Han (o zamanki otel) da konaklamaya karar vermişler. Hana girdiklerinde Hancı bunları,
-“Hoş geldiniz beyim! Sefalar getirdiniz, şerefler verdiniz” diye iltifatlar ederek karşılamış. Eşeğin yularını Darendelinin elinden almış, bir çırpıda ahıra bağlayıp yanlarında bitmiş. Kaç gün kalacaklarını öğrenmiş, ücreti peşin almış. Eşeğe yem isterlerse ayrıca ücret isteyeceğini belirtmiş. Darendeli ve oğlu odalarına çekilmiş, hancının getirdiği karpuzu yedikten sonra Darendeli karpuz kabuklarını ahırdaki eşeğine verdikten sonra uyumuşlar.
Geceyarısı Darendeli oğlunu telaşla dürterek uyandırmış. Oğlan şaşkın,
-“Buba hayrola, namaz vakti mi girdi?
-“Yoğ ovul, namazı yolda kılarığ. Hele eyleşme fızlı davran!
-“Hayrola buba ne ola?
-“Ovul bize burda rızk yoğ. Başka diyara varam. Rızkımızı orda bakarığ...” Oğlan şaşkın hazırlanırlarken Darendeli açıklamasını sürdürür,
-“hani ayşam karpuz yidik ya?
-“Eeeee...
-“Hancı bana eşeğe yem akçeli dediydi. Bende yimek için ondan öyle birşey istedimki, böyle izbe bir hancı karpuz getirdiğine ve peşin para aldığına göre bu diyardan bize gitmek düşer...
-“Ne dediydin buba? Karpuz geldi
-“Hancı bize öyle birşey getirki, kanımız doya, eşeğe arta, bize eğlencelik olsun. Hancı karpuzu koydu önüme, ‘yolcu içini oğlunlan yen, çekirdeğini eğlenti edip çıtlan, kabuğunuda eşeğine yem eden’ dedi. Bu diyarda izbe hancı bunu yapıyorsa bize rızık zor çıkar. Davran oğul burdan yol alak...


Cenk SARIGÖL

3 Ocak 2009 Cumartesi

İste Vereğ


İste Vereğ


Erzurum - Atatürk Üniversitesini kazanan bir İstanbullu öğrenci, kaydını yapar, birkaç arkadaş evlerini tutarlar. Artık yemekleri sırayla yapacaklardır. Artık evleri olduğuna göre dışarda yemek yemenin, paraları bitirmenin alemi yoktur. Öğrencilerden birisi evde yemek yaparken diğeri eksikleri almak için evlerine yakın bakkala gider.
Bakkala,
-"Pardon bakarmısınız rica etsem şurdan iki ekmek alabilirmiyim?" demiş.

Erzurumlu bakkalcı daha önce karşılaşmadığı bu nezaketi anlamlandıramaz ve Erzurum şivesiyle şöyle der,
-"Ne yalvarisan gardaş iste verağ..!"


30 Aralık 2008 Salı

Diyarbakırlı ve Urfalı Şoförler




Diyarbakırlı ve Urfalı Şoförler


Günün birinde bütün radyolarda sürekli aynı haber:
-"Dünyamızı uzaylılar ziyaret edebilir. Özellikle NASA'nın hesaplarına Türkiye'ye iniş yapmaları muhtemeldir. Karşılaştığınız zaman dostca davranın savaş çıkmasın! Görüntüleri sizi şaşırtmasın bu uzaylı yaratıklar, kıçtan baçaklı ve nerdeyse bacakları gövdelerine bitişik, başları öne doğru eğimli, 60-70 cm boyunda varlıklardır!"

O saatlarde kamyon şoförünün biri ıssız bir yolun kenarında mola vermiş. Çalıların arasına Zıçmaya gidiyomuş. Tam işini yapacakken çalıların arasından, garip bi ses yükselmiş çalılar sallanmaya başlamış. Adam bir an paniklemiş sonra haberde duydukları aklına gelmiş. Tamda tarif edildiği gibi abacakları gövdeye yapışık, 55 cm boylarında birşeymiş gördüğü, kafasıda gerçekten öne doğru eğit bir duruşu varmış. Kendini toparladıktan sonra şöyle demiş:
-"Diyarbakırlıyem kamyon şoförüyem sizle tanışmak istirem."

Çalıların arasından hiç bi cevap gelmemiş... Adam yine dosthane tavırlarla,
-"Diyarbakırlıyem kamyon şoförüyem sizle tanışmak istirem."diye seslensede yine ses gelmeyince,

-"Diyarbakırlıyem kamyon şoförüyem sizle tanışmak istirem." demiş.

Sonra çalıların arasından bir adam çıkmış...
-"Urfalıyem tır şoförüyem zıçirem!"