15 Nisan 2010 Perşembe

Erzincanda Yolcu Kadın

Erzincanda Yolcu Kadın


Erzincan da kadının biri otobüse binmiş. Tek boş yerin şöfor koltuğu olduğunu görünce oraya oturmuş.
Otobüs şöforü gelmiş:

- "hele bacı hadi en koltuktan aşağıya!" demiş.

kadın cevap vermiş:

- "Ene her gün biz ayakta gediyük bugün de sen get"

15 Nisan 2009 Çarşamba

Hız Limiti

Hız Limiti

Amerika'da 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün.

Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü:
Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe ile sormuş.
Polis demiş ki;
hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz Ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz.
Yaşlı teyze:
Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!
Polis:
Teyzeciğim,
o 22 otoyolun numarası. Bu yolda min. 50 km hızla gitmelisiniz.

Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.
Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye.
Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!
Kadın şöyle cevap vermiş:
valla bende anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler.

14 Nisan 2009 Salı

Dini 20 Kuruşa Satmak

Dini 20 Kuruşa Satmak


Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş. Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 "kuruş" fazla para vermiş. İmam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünmüş,
"20 kuruşu geri versem mi şoföre?"
... Ama içinden bir ses diyormuş ki
"Çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil. Otobüs şirketine 20 kuruş ne fark eder?. Bu parayı Allahtan gelen bir hediye gibi... düşünebilirim"
İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki :
"paranın üstünü fazla verdiniz!"
Şoför gülümsemiş ve demiş ki :
"Siz camiinin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam’ı öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim."
İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmışcasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki:
"Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum!"

Bu ibretlik gönderi için Armağan KARS Hocama teşekürler,

3 Mart 2009 Salı

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)

ÖSS
(Öğrenci Seçme Sınavı)
Temel üniversite sınavına girmiş.
Her soruda yazı-tura atarak yanıtlar vermiş.
İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kâğıdını verip salonu terk etmiş.
Temel hala yazı tura atıyor...
Görevli gelip başına dikilmiş:
— "Temel hepsini yazı tura attın, hala bitiremedin mi?"
Temel:
— "Hocam pir saat once piturdum!"
Görevli gözetmen öğretmen şaşkınlıkla sormuş
:
— "Eeee niçin teslim etmiyorsun cevap anahtarını öyleyse?"
Öğrenci Temel elindeki metal barayı havaya atıp, umursamazca;
— "Şimdi kontrol edeyrum da!"

1 Mart 2009 Pazar

Arapça

Arapça
Büyük bir meşrubat firmasının pazarlama temsilcilerinden biri olan Temel terfi etmiş.
Yeni görevi Ortadoğu’dan büyük bir hayal kırıklığıyla dönmüş.
Niye başarılı olamadığını soran arkadaşlarına,
— "Beni Ortadoğu’ya ilk gönderdiklerinde iki sorun vardı.
Ben Arapça bilmiyordum. Halkta da okuma yazma öyle yüksek değildi…
Bu yüzden onlara resimli reklamla ulaşmak istedim.
Kampanyada mesajı yan yana 3 resim halinde düzenledim.
Birinci resimde bir Arap Bedevisi…
Çölde kumların üstünde sürünüyor, susuzluktan kavrulmuş, ölüyor..
İkinci resimde kumlar arasında bulduğu bizim gazozu içiyor..
ve üçüncüde adam dipdiri.. Ayakta… Canlı ve neşeli…
"
Arkadaşları şaşkın;
— "Eeeeee. Harika fikir .. Anlamadılar mı?"
Temel,
— "Anladılar tabii. Sorun da bu.. Ama ben bir şeyi unuttum!"
— "Neyi unuttun?"
— "Arapçanın sağdan sola okunduğunu..!"



25 Şubat 2009 Çarşamba

Temel'in Dileği

Temel'in Dileği
Temel, çölün ortasında susuz kalır.
Susuzluk ve aşırı sıcaktan bayılmak üzereyken...
birden yarısı kuma gömülü bir lamba bulur.
— "Serap mı görüyorum? Yoksa filmlerden gördüğüm o meşhur lamba mı bu?"
derken, lambayı ovalamaya başlar. O da ne?
Birden lambadan cin çıkar:
— "Dile benden ne dilersen! Şaşırmış ve kurumuş ağzıyla yutkunur"
— "Pana su pul! Evet.. Evet .. Su pul pana! Çok su pul"
Cin el hareketiyle cam sürahi içinde, tertemiz ve buz gibi suyu sunar.
Temel sürahiyi kafasına diker, içmeye başlar.
Ama o ne içiş.. İçer, içer, içer...
İçtikçe de sürahinin kendiliğinden dolduğunu hisseder...

Çünki su hiç bitmez.
Yaklaşık 10 dakika su içtikten sonra cin artık sıkılmaya başlar:
— "Haydi kardeşim! Bizimde işimiz gücümüz var ama!
Diğer iki dileğini de söyle de gideyim...
"
Temel biraz düşünür, sonra sürahiye bakarak:
— "Evet! evet!Sen pana pundan 2 tane deha cetur da!"



24 Şubat 2009 Salı

Kutsal Su

Kutsal Su
Temel çalışmak için gittiği İtalyada koyu Katolik bir mahalleye taşınır.
Çok geçmez mahalledekiherkes ona gıcık olmaya başlar.
Katolik mezhebinde cuma günü et yenilmez, yerine balık yenir.
Lakin Temel, her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü/mangal yapmaktadır.
Önce uyarırlar ama nafile, bir işe yaramaz. Sonra tehdit ederler.
Temel bakar ki papuç pahalıya mal olacak,
"Nasılsa kalbimi değiştiremezler"
düşüncesiyle, formaliteden Katolik olmaya karar verir.
Hemen Temel'i bir papaza götürürler.
Papaz Temel’in üzerine kutsal su serperek:
- "Müsüleman olarak doğdun, ismal üzre büyüdün, şimdi Katoliksin!"
Tören biter. Herkes rahatlar.
Katolik mahalleli görevini yapmış olmanın mutluluğuyla evlerine dönerler.
Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine kebap kokusu sarar.
Mahalleli hışımla Temel’in evine koşar ve şu manzarayla karşılaşır.
Temel, mangaldaki etlerin üzerine su serperken, nakarat aynıdır;
- "İnek olarak dogdin, inek olarak büyüdin, şimdi baliksin da!"

23 Şubat 2009 Pazartesi

Temel Taksimde

Temel Taksimde
Temel tatile çıkmaya karar vermiş ve sonunda İstanbul'da hem tatil hemde akrabalarını görmek için kendi arabasıyla yola çıkmış. şehri turlamak isteyen Temel, arabası ile İstanbul - Taksim Meydanı Anıtın etrafında dönüp duruyordu. Aynı trafik polisinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti.
Temel'i durdurup sordu:
- "Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?"
Temel:
- "Sol sinyal takıldı da..."

22 Şubat 2009 Pazar

Otoyol Trafik Kontrol

Otoyol Trafik Kontrol
İzmir - Aydın
Otoyolu, Torbalı ilçesi civarlarında
gece nöbeti tutan trafik polisleri mesailerini tamamlamak üzereydiler.
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polisler, nihayet İzmir - Aydın istikametinde aşırı hız yapan bir aracı durdurdu.
Sürücü camı açtı.
Ruhsat ve ehliyetini uzattı.
Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi:
— "Sizi bütün gece bekledik' Bir trafik cezası bile kesmeden dönsek amirimiz bizi nöbette uyudular sanacaktı!"
'Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim!'
rahatlığıyla, iç çekerek karşılık verdi:
— "Anlıyorum memur bey...
Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de
."

NOT;
Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git işareti yaptı...
Olayın gerçek olduğu yönünde rivayetler var...

21 Şubat 2009 Cumartesi

Doktor Temel Muayehanesi

Doktor Temel Muayehanesi
Cimriliği ile tanınan İdris,uykusuzluktan dertlidir.
Doktor olan arkadaşı Temelin Muayenehanesine gider.
Başlar uykusuzluğundan dert yanmaya:
— "Temel gecelerü nereye yatırsam uyuyameyrum da!
Başim ağriyor. Pen hançi terafa yatsam aceba da!?
"
Doktor Temel kurnazca güldüten sonra:
— "Penum vizutemun üstüne yatma da,
haçan ne terafa yatarisan yat daaa!
"



20 Şubat 2009 Cuma

Kayserili Kuaför


Kayserili Kuaför
Kuaför olan Kayserili Ragıp, arkadaşı Sakıp'a dert yanarmış!
— "Yaren, ben hergün saçlarını yaptırmağa gelen Emine'ye aşık oldum!"
Sakıp:
— "Ee o zaman aşkını ilan et ve evlenme teklif et!"
Ragıp:
— "Tamam, edeyim. Ama korkuyorum!"
Sakıp:
— "Evlenmekten mi korkuyorsun?"
Ragıp:
— "Yok evlenirsek saçlarını bedava yapmaktan korkuyorum!"



19 Şubat 2009 Perşembe

İpotlu Temel

İpotlu Temel
Temel, kulağında walkman berbere girer.
Koltuğuna oturmasına yardımcı olan berber:
— "Kulaklığınızı çıkartırsanız daha rahat traş olursunuz Temel emice"
Temel:
— "Olmazzz. Sakın ha uşağum! Bu ölüm kalım meselesidur da!! Çikaramam!"
Berber Şaşırır ama,
— "Ne yapalım! Velinimetimsin, haklısın" diyerek traşa başlar.
Berber bir ara bakar Temel uyuyor.
Nasıl olsa uyuyor daha rahat traş ederim deyip kulaklığı çıkarır.
Traş biter ama Temelden hiç ses seda yok.
Uyandırmaya çalışır, tık yok..
Temel, traş sırasında rahmetli olmuştur.
Berber :
— "Tüh! Olan oldu! Adam öldü.
Acaba kulaklıkta ne çalıyordu? Ölüm kalım meselesi ne?!
"
diyerek merakını yenemez, kulaklığı takar kulağına..
Kulaklıkta kaydedilmiş bir insan sesi:
— "Nefes al. Nefes ver. Nefes al. Nefes ver. Nefes al…"

18 Şubat 2009 Çarşamba

Konyalı Kamyoncu

Konyalı Kamyon Şoförü
Konyalı Ağır Nakliyat Kamyon Sürücüsü,

'Dikkat, Alçak Köprü'
ikaz levhasını fark ettiğinde iş işten çoktan geçmişti.
Olanca hızıyla Körfez - Gebze gişeleri yakınlarında,
bir üst köprüye bindirdi ve orada sıkıştı kaldı.
Arkasında kilometrelerce araç kuyruğu oluştuktan
sonra trafik/kurtarma ekibi nihayet geldi.
Kurtarıcı işine başlarken,
polislerin gözü sıkışmış kamyonda,
Konyalı sürücüsünün yanına geldi.
Söze girmiş olmak için sordu:
— "Köprüye sıkıştınız, he?"
Konyalı canı burnunda homurdandı:
— "Yoooo!! Köprü taşıyordum, mazotum bitti..!"

17 Şubat 2009 Salı

Karadeniz Şivesi

Karadeniz Şivesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesine İEET'ye şoför alınacakmış.
İşe alınanlar içinde hiç Karadenizli’nin olmaması dikkat çekmiş.
Temel'in ihbarı üzerine,
Gazeteciler, yetkililere nedeni sorulunca:
— "Bizim otobüsler kalabalık olur. 'Sıkışın' diye bağırmak gerekir"
— "Eeee ne olmuş?"
— "İstanbul Lehçesi ile söyleyen bir Karadeniz’li bulamadık!"
— "Ne var bunda?"
— "Sen hiç Karadeniz Şivesiyle 'sıkışın' diyeni duymadın galiba!?"

16 Şubat 2009 Pazartesi

Öpmezsen - Ötersin

Öpmezsen - Ötersin
İstanbul - Ataşehir delikanlısı, sevgilisini akşam eve bırakır.
Evin önünde masum bir fısıltıyla, bir elini duvara dayayarak, sorar:
- "Gitmeden seni hiç olmazsa elindeki çiçeğin hatrına,
yanağından öpebilir miyim?
"
Kız:
- "Deli misin evin önünde annemler görür, sonra!"
Erkek:
- "Ne olacak canım, bu saatte kim görecek, ne olur!
Hem sana hediyede alırım.
Hemd seni çok seviyorum.
"
Kız:
- "Ben de seni ama böyle uluorta yerde olmaaaz!"
Erkeğin ısrarı sürerken bir den merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.
Küçük kız:
- "Babam diyor ki; 'öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün!'
Yoksa kendisi gelecek ikinizide öttürecekmiş.
Ayrıca babam,
'o salağa söyle elini apartmanın diafon düğmesinden çeksin.
" dedi.

15 Şubat 2009 Pazar

Avukat Temel

MÜEBBET
Zamanın en büyük Mayfa Babası çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idami istenmektedir. Avukatlarının içinde en yetkili olarak Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temel'i bir kenara çekerler ve şöyle derler:
- "Temel ne yap et, Babanın idam kararını müebbete çevir; yoksa bu senin ve ailenin sonun olur!" derler.
Temel'in içine korku düşmüştür:
- "Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam?" diye düşünür. Dava başlar günlerce devam eder ve nihayet Yargı üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Mahkeme Başkanı geri gelir ve kararını okur:
- "Müebbet Hapis!" derler. Bunu duyan Babanın adamları, ne yapacaklarını şaşırırlar; doğru Temel'e gidip:
- "Aferim sana Temel, şimdi gözümüze girdin. Güzelde Babayı idamdan nasıl kurtardın?"
Temel:
- "Sormayın bre uşaklar! mahkeme Heyeti, 'Beraat Beraat' diye tutturdu! Müebbete çevirtene kadar aklan karayı seçtim!"

14 Şubat 2009 Cumartesi

Sevgilinin Rüyyası

Sevgilinin Rüyyası

14 Şubat Sevgililer Günü sabahı Nişantaşı kadını uyanır uyanmaz;
— "Kocacığım! Rüyamda ne gördüm biliyor musun?
— "Ne?"
— "Sen akşam eve elinde çok güzel bir paket hediyeyle geliyorsun…
"
— "Eeeee..."
— "Ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor biliyor musun?"
— "Eeeee!!!"
— "Çevresi küçük elmaslarla süslenmiş! Altınlarla bezeli şık bir kolye, ortasında kocaman bir inci..!"
— "Eeeeeeee!!!!"
— "Sence bunun anlamı ne olabilir?
"
Adam gülümser:
— "Bu akşam öğrenirsin sevgilim!" der.
Akşam olur adam elinde güzel bir paketle eve gelir...
Kadın gözlerine inanamaz, çok heyecanlanır:
- "Kocacığım sen bir harikasın..!"
Kadın paketi aceleyle açar.
Kutunun içinden bir kitap çıkar.
Üzerinde Şu Yazıyordur;

RESİMLİ RÜYA TABİRLERİ


13 Şubat 2009 Cuma

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü

İstanbullu, bir genç "Sevgililer Günü" için sevgilisine süpriz yapmak ister.
Bir çiçek hediye almak için Bakırköyde bir çiçekçiye girer.
Orada duran kırmızı gülleri göstererek fiyatını sorar.
Çiçekçi Çingene kızı;
- "Abe bir kırmızı gül onmilyon efendim" der.
Genç şaşırır ve;
- "Uffff!!!"
Daha sonra genç belki fiyatı uygundur diye düşünerek, köşedeki beyaz orkideleri göstererek,
- "Bunlar ne kadar..?"
Çiçek satıcıssı Çingene kız üzgün cevap verir;
- "Onlar iki kere uffff!!!"

12 Şubat 2009 Perşembe

Sevgili Yok! Gül Neylesin...


SEVGİLİM YOK, GÜLÜM VAR!

Fıkra gibi olay. Komik Promosyon!
Konya'da bir çiçekçi,
14 Şubat'ta sevgilisi olmayanlara ücretsiz kırmızı gül dağıttı.
Gülü kapıp sevgilisine hediye eden açıkgözler oldu mu?
Bu sorunun cevabı bilinmiyor!!!

11 Şubat 2009 Çarşamba

Kayseriliyim Yetmezmi?

Kayseriliyim Yetmezmi?

Askerde komutan usta birliğine yeni gelmiş erlere,
"okuma - yazma ve hesap - kitaptan anlayanlar bir adım öne çıkmasın"
istemişti. Askeri Kantine eleman seçilecekmiş.
Ortaya fırlayan bir tanesinden şüphelenmiş.
Yaklaşıp, tekrar sorunca, asker:
- "Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim!"